Çarşamba, Kasım 21, 2007

Welcome to Ali Sami Yen Hell



http://www.youtube.com/watch?v=OP8OZasVo-I

bugune kadar yuzlerce maca gitmis biri olarak diyebilecegim sudur ki ali sami yenboyle bir atmosfer gormemistir muhtemelen bugune kadar. eski acikta yerimizi aldigimizda herkes cilginlar gibi bagirma hevesi ile yanip tutusuyor, ama yapilan anonslarla bu istegimizi icimize atiyorduk. stat her avrupa macinda oldugu gibi yine tiklim tiklimdi. maca 5-6 saat oncesinden gelmis en guzel yere yerlesmistik. mac baslamadan once acilan dev bayrakla iyiden iyiye havaya girmistik, galatasaray imizin bu maci alabilecegine inanmistik. netekim sami yen de belki ilk defa futbolcular sahaya isinmaya ciktiginda buyuk galatasaray taraftari bizler inandik siz de inanin sozleri ile takimini motive etmeye calisiyordu. ve beklenen an geliyor baslama vurusu yapiliyordu.
ilk yarida sahada cok kotu bir galatasaray vardi. futbolcular bir sey yapmak icin istekli gorunuyor ama rakibin ayaga paslari karsisinda ezilip oraya buraya anlamsizca kosuyorlardi. netekim cok gecmeden ivan helguera bir yan topta skoru 1-0 yapiyordu. statta bulunan herkes yenilen bu golun cimbomu tetikleyecegini konusuyordu. buna ben ve maci beraber izledigim arkadaslarim da kendizi inandirmistik. ta ki ilk yarinin sonlarina dogru claude makalele topu claudio taffarel in korudugu kaleye yollayana kadar. mactaki tek suskunluk dakikasi bu golden sonra olustu. cok gecmeden ilk yari bitti ve herkesin eli cebine gitti. sigaralar yakildi. arkadaslarla 5-0 biten chelsea maci yadedildi. herkes real madrid in dunyanin en iyi takimi oldugundan dem vuruyor ve skorun normal oldugunu soyluyordu. bu dakikalarda fenerbahceli arkadaslardan gelen sms ve telefonlar macin iyice tadini kaciriyordu bizler icin. o devre arasinda 4-5 sigara ictigimi hatirliyorum bu fenerli arkadaslarin mesajlarini okurken. kimisi daha dur zidane takmadi, raul takmadi derken kimisi gelirken ekmek al deyip tasak yapiyordu. hal boyleyken 15 dakika bana 1 saat gibi gelmisti. tuvaletten dondugumde takimlar sahaya cikmisti. taffarel onumuzdeki kaleye gelmis eski aciga el kol hareketleri yaparak taraftari canlandirmaya calisiyordu. lakin iki sira onumuzdeki polyanna amca disinda sikleyen yoktu tafo yu. ayni amca devre arasi boyunca 3-2 aliriz bu maci diye saga sola gulucuk dagitarak kazanmisti antipatimizi bir kere.
ikinci yari baslamis usulende olsa lay lay lay esliginde cimbomumuza gerekli destegi vermistik. cok gecmeden bu destegi daha da arttirdik cunku ilk yaridaki galatasaray yerine bambaska bir galatasaray gelmisti sahaya. ozellikle hasan sas takimini ateslemek icin her seyi yapiyordu sahada. hasan sas tan gazi alan galatasaray taraftari son bir enerji ile takimina saldirmasini emrediyor, vur kir parcala bu maci kazan diye yeri gogu inletiyordu. zaten bu baskiya real madrid in dahi dayanmasi imkansizdi ve beklenilen gol hakli bir penaltidan umit davala nin ayagindan geldi. iste ne olduysa o dakikadan sonra oldu. tribundeki herkes lan biz bunlara koyariz moduna gectiler. oyleki oyuncular bile bu gazi aldilar tribunden. fatih akyel bu dakikadan sonra hayatinin futboluyla hasan sas a eslik etmeye basladi. hagi de ipi eline alinca resital kacinilmazdi. netekim bu uclunun baslattigi bir pozisyonda hasan sas skorda esitligi sagladi. o an ne oldu nasil olduysa kendimi eski acik tribunun en ustunden kopmus en ortalarina gelmisken buldum. kimisi birbirini yumrukluyor, kimisi agliyordu tribundekilerin. sahada oyle bir sersemlemis real madrid olusmustuki muhtemelen mahalleden arkadaslarla ciksak darmadagin edebilecegimiz bir hale gelmislerdi. roberto carlos ikide bir kafasini kaldirip kapali tribune bakiyordu. bakilmayacak gibi de degildi zaten. sami yen kuruldu kurulali muhtemelen boyle bir atmosfer yasamamisti. eski acik tribunde ziplamadiginiz zaman tribunun zangir zangir sallandigini hissedebiliyordunuz. tabi ki bu kimsenin umrunda degildi. o tribun yikilacak o mac kazanilacakti.
mac artik iyice cigrindan cikmis herkesin allah ne verdiyse varini yogunu ortaya koydugu bir savasa donusmustu. dunyanin en sakin insani olan kiz arkadasim kendinden gecmis ciglik cigliga bagiriyordu. hasan sas bir oraya bir buraya kosuyor takimina gaz veriyordu. artik hersey tikirindaydi. gol ve goller bekliyordu tum turkiye galatasaray imizdan. figo su, zidane i, raul u artik futbol oynamayi birakmis, tecavuz kacinilmaz bari zevk almaya bakalim der gibi davraniyorlardi. ozellikle figo ile roberto carlos un gozleri surekli tribunlerde idi. yine boyle bir anda gunun yildizlarindan fatih akyel, gheorghe hagi nin sarkittigi pasta roberto carlos un saskin bakislari icinde kanattan bindirip ortasini yapiyor ve topu super mario jardel in kafasi ile bulusturuyordu. her zaman ki gibi top jardel e dogru geldiginde tribunlerin yarisi gol diye bagirmaya basladi. sagolsun mario jardel bizi yaniltmadi ve topu kafayla iker casillas yanindan filelere gonderdi. muhtemelen 30 bin kisinin sesinin gittigi an bu an oldu. golden sonraki 5 dakikayi tam olarak hatirlayamamaktayim zaten. bir tek devre arasinda bu maci 3-2 aliriz diyen amca kalmis aklimda. adam kendini kaybetmis garip hareketler yapiyordu sahaya nasil koyduk ulan lar esliginde. biz amcaya bakarken 4. gol geldi super mario nun ayagindan ama vermedi yan hakem ofsayt gerekcesi ile. 3. golden sonrasi bir futbol macinin olabilecegi en zevkli dakikalara yasatti tribunlere. kalan sureye galatasaray 5 gol daha sigdirir deseler inanacak haldeydik. gerci artik cok da onemsemiyorduk zira los galacticos degill hucum yapmak, orta sahayi bile gecemiyordu. bizler pek inanmadigi ama futbolcularin oldukca inandigi bir ilk yariydi.
macin bitis duduguyle birlikte aklimda kalan yegane sey oyun havalari esliginde tribunleri alkislayan real madrid li futbolculardi. tabi ki siklemedik kendilerini ve bizim cocuklari cagirdik tribunlere. o yorucu 90 dakikadan sonra dahi kosarak geldiler tribunlere. ne gunlerdi be...

Hiç yorum yok: