
sene 96, tsyd kupasinda galatasaray bombok oynamis ve o zamanlar cocuk denebilecek yasta olan biz taraftarlarini kahretmisti. aradan iki uc gun gecmis bilgisayarimda (commodore 64) oyun oynuyordum. spor haberleri baslamisti. buyuk bir keyifsizlikle televizyonun karsisina gecmistim. trt sunucusu galatasaray in transfer bombasini patlattigini ve dunyaca unlu futbolcu barcelona li yildiz hagi yi istanbul a getirdigini soyluyordu. kafamda simsekler cakmisti cunku 94 dunya kupasinda hagi nin performansini izledikten sonra gerek okuldaki maclarda gerek mahalle maclarinda hagi diye cemkirmekteydim top ayagima geldiginde. once hagi nin havaalanindaki goruntulerini gosterdi trt, sonra galatasaray taraftarinin hagi nin boynuna galatasaray atkisi atislarini. hagi nin yuzunden hic saskinlik ifadeleri yoktu. sasirmistim. zira bizler havaalanina gelen yabanci futbolcularin saskin (hatta biraz yalan dolu) ifadelerini gorurduk hep. hagi gayet kendinden emin sogukkanli ve sevecen bir sekilde gelmisti turkiye ye. ama bunlari simdi dusundukce hatirliyorum parca parca. cunku o an aklimda sadece pazartesi gunu okulda arkadaslarima nasil hava atacagim fikri vardi. boyle bir futbolcuydu hagi. daha sirtina galatasaray formasini gecirmeden heyecanlandirmisti bizleri. (daha once boyle bir duygu yasadigimi hatirlamiyorum baska bir futbolcuda popescu dahil).
hagi nin ilk maci olan vanspor macina kadar hagi ile ilgili tum anilarim silinmis aklimdan. bir tek kendisine sarhos ve antreman sevmeyen bir oyuncu oldugu seklinde bok atan omer cavusoglu kalmis kafamda. (o donem pek bir meshurdu kendileri). neyse bunlar ayri mevzu. gelelim ilk maca. hagi vanspor a karsi ilk macinda 2 gol atmis ve 3 puani takimina kazandirmisti. attigi gollerden biri penaltiydi ve penaltiyi atarken dengesini kaybetmis dusmus, buna ragmen penaltiyi gole cevirmisti. okulda arkadaslarla tasak yaparken bile ne buyuk topcu bak dusmesine ragmen gol atti demistik. ilk mactaki performansindan sonra cavusoglu kendisini esas trabzon gibi guclu bir rakibe karsi gormek lazim demisti ve 1 hafta sonra onu da gorduk. hagi attigi frikik golu ile o sezon yapacaklarinin sinyallerini vermis ve 1-0 lik skor ile takimina galibiyeti getirmisti. bu mactan sonra mahalle maclarinda her duran topun basinda hagi olmustuk artik.
gel zaman git zaman cavusoglu ekranlardan kaybolur oldu. (ta ki hagi futbolu birakip canaydin baskan olana kadar) galatasaray bu zaman zarfinda 4 sene ustuste sampiyon oldu, avrupanin krali oldu. tarih yazdi. peki bu basarinin mimari kim idi? tabiki hagi idi bu kahraman. artik kendisine kimse laf edemiyordu olumsuz anlamda. bunun en buyuk ornegi uefa finalinde yedigi kirmizi kartta ortamdan kimsenin bir tek kotu soz soylememesiydi. eger ki o kirmizi karti hakan sukur yada baska biri yeseydi muhtemelen vatan haini ilan edilecekti.
bendenize 2-3 sezon kombine aldirmis bir oyuncuydu hagi. her maca ayri bir heyecan icinde giderdim. (butun maclarimizi kazandigimiz icin degil, futbol adina gormedigimiz seyleri bize gosterdigi icin hagi nin)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder